Salı, Kasım 28, 2006

ratzinger

birkaç gündür papa 16. benediktus'un -asıl adı ile herr ratzinger- türkiye'ye gelişi ile ilgili, yabancı bir gazeteye çalışıyorum. bu birkaç gün içinde ilginç şeyler öğrendim:

* ratzinger'in eylül ayında regensburg üniversitesi'nde yaptığı konuşmanın ortaya çıkışı, büyük tarihsel olayların aslında ne denli komik hatalar yüzünden olabileceğini gösteriyor. şöyle ki, ratzinger göreve gelir gelmez eski papa'nın polonyalı ekibini kovup kendi alman ekibini getirmiş. bu yüzden şu anda vatikan'da islam uzmanı olan kimse yokmuş. regensburg konuşmasını kontrol edecek olan kardinal de, birkaç gün önce kovulduğunu öğrenmiş olmanın kızgınlığı ile, konuşmaya hiç göz atmadan güzel olmuş diyerek ratzinger'e vermiş. ratzinger de önündeki kağıdı okumuş.

* rum patrikhanesi'nde basın ve halkla ilişkilerden sorumlu papaz ile söyleşi yapıyoruz. söyleşi bir noktadan sonra sohbete döndü. türkiye'de rumlar'ın toplumsal yaşama katılımı üzerine konuşurken, tkp'nin kurucuları arasında rumlar da vardı" dedi, ben de açılan bu kapıdan hop diye atladım; "zaten tip'in kurucularından bazıları da rum değil miydi?" diye. "evet, tip'in kurucularından biri de bendim" dedi, gözlerimin faltaşı gibi açıldığını görünce de "ben biyoloji ve kimya okudum, 62 yaşında papaz oldum" dedi. ağzım uzun süre kapanmamacasına açık kaldı.

* türkiye'de çoğunluk, bu ziyaretin neden şimdi gerçekleştiği ve sezer'in ratzinger'i davet ettiğini anlamamış durumda. birinci sorunun yanıtı şu: türkiye programı regensburg konuşmasından önce belirlenmişti, bu konuşmanın yarattığı gergin atmosferden sonra türkiye ziyaretinin iptal edilmesi, papalık'ın geri adım atmasından öte, dünyaya bu gerginliğin kalıcı olduğu mesajını verebilirdi. bu yüzden ratzinger programını bozmadı. ikinci sorunun yanıtı ise, katolik ve ortodoks kiliseleri arasındaki diyalogun sürdürülmesi için, sezer ratzinger'i davet etmese, bartholomeos edecekti; hem de ekümenik sıfatı ile. ondan sonra türkiye cumhuriyeti, varolan resmi politikasıyla pirincin taşını ayıklamakta çok zorlanırdı.

1 yorum:

gaykedi dedi ki...

Koca Papa(z)

(Demirel bu anısını bir tv kanalında anlatmış, Ben de Fikret Bila' dan okudum) "Papa 1966'da da Türkiye'ye gelmişti. Ben o zaman başbakandım. Papa, Efes'e gitmek istemiş. Ben de o zaman dışişleri bakanı olan İhsan Sabri Çağlayangil'e dedim ki, 'al Papa'yı İzmir'e, oradan da Efes'e götür'..Sabri Bey, Papa'yı İzmir'e götürmüş, oradan da arabayla Efes'e gidiyorlar. Arabanın arkasında sağda Papa, solda da İhsan Sabri Bey oturuyor.Papa özel kıyafeti içinde. Vatandaşı selamlayarak gidiyorlar.Bazen vatandaşlar durduruyor arabayı. Böyle bir anda bir kadın arabaya yanaşmış, İhsan Bey'e demiş ki: - Koca Papaz hanginiz? İhsan Bey de: - Yahu, kadın demiş, benim papaza benzeyen bir tarafım var mı? İşte Koca Papaz bu, diye Papa'yı göstermiş, sonra sormuş: - Niye soruyorsun Koca Papaz'ı? Ne yapacaksın? "Hiç" demiş kadın: - Kızım hasta da okutacaktım."

İşte Anadolu insanının kültürü budur. Hoşgörüsü budur. Din adamına saygısı budur. Halktan seçimlerde güzel bir tokat yiyen Saadet partisi halen ateşe körükle gidiyor...Geçen gün Herkül Milas' ın bir yazısında okudum bir İtalyan gezginin 1788 yılında yazdıklarına bakın; "Londra ve Paris' teki hoşgörüsüzlüğü tatmış olanlar, burada bir kiliseyi, bir cami ile bir sinagogun arasında, bir dervişi bir keşişin yanı başında görünce çok şaşıracaklar.Kendi dininden böylesine farklı bir dini bu hükümet nasıl kabul eder anlamıyorum...Hele halk arasında ki hoşgörüyü yaşayınca daha şaşırırsınız: Türk, Yahudi, Rum, Protestan, iş ya da eğlence konusunda öylesine uyum içinde sohbet ediyorlar ki, sanki aynı ülkeden ve aynı dindenmişler gibi"....Fazla söze gerek var mı...Neler oluyor bize Allah aşkına? diyeceksiniz ki Papa İslam hakkında ileri geri konuştu bütün tantana bu yüzden...ben bu fikre katılmıyorum bana inanın şeriatçı tayfası bu olay olmasaydı da gürültü çıkartırdı...

http://www.gaykedi.blogspot.com/